Virgin Teen Video – En güncel ve doğal haberler | En güncel ve doğal haberler

Obezite Sempozyumu ve Obezite ile Savaş Platformu

Öncelikle 8 – 9 mart tarihlerinde Harbiye Askeri müzesinde gerçekleştirilen “Obezite Sempozyumu ve Obezite ile Savaş Platformu” konulu sempozyumu organize eden Türkiye Obezite Araştırma Derneği ve Türk Diyabet ve Obezite Vakfı’na teşekkür ederiz. Gerçekten çok bilgilendirici ve güzel bir çalışmaydı.



Sempozyum tüm konuşmaların ortak bir ana konusu olduğunu söylemeliyim Çocukluk Obezitesi. Çocuklarda Obezitenin nedenleri, fizyolojik ve psikolojik etkileri, gelecekte ortaya çıkacak riskler tüm hatları ile değerlendirilmiş. Obezite ve obezite ile mücadele yaşam boyu hatta kuşaklar boyu devam etmesi gereken bir mücadele . Ortak yaklaşım obezitenin kişisel bir problem olmaktan çıktığı, yaşam tarzımız ve sağlık durumumuzun sadece kendimizi değil çocuklarımızı hatta torunlarımızı da etkileyecek önemli bir problem haline geldiği yönünde. Genelde herkes yüksek kilonun yaşam kalitesini düşürmesinden yada göze hoş görünmediği, giydiklerimizi üzerimize yakıştıramamamız ile ilgili bir problem üzerine odaklanmış durumda. Konu ile ilgili algımızda bir farkındalık yaratabilmek için aslında bu sempozyumun herkes tarafından izlenebilmiş olmasını dilerdim. Kısaca size şöyle söyleyebilirim: Günümüzde Obezitenin büyük bir sorun olduğunu düşünenler eğer kontrollü bir şekilde önlenemezse yıl 2035 olduğunda geleceği noktayı bilseler dehşete kapılırlardı. Benim bir anne olarak öğrendiğim en önemli iki şey;

1. Benim beslenme alışkanlığım genetik olarak çocuğumun ileride obez olması ihtimali ile bire bir ilişkili.
2.Bundan sonra çocuklarımı ödüllendirmek için fast food yemeğe götürmeyeceğim, ancak cezalandırmak maksadı ile götürülebilir ama inanın yapılan hiçbir hata böyle bir cezayı hak etmez.
Aslında amacım kimsenin gözünü korkutmak değil ama birbirinden çarpıcı o kadar çok somut bulgu vardı ki etkilenmemek mümkün değildi. Tüm sempozyumu ayrıntılı bir şekilde burada anlatmak tabi ki mümkün değil. Birçok konuda yapılan insana biliyordum ama bu kadar da önemli olduğunu düşünmemiştim dedirten sonuçlar var. Bu değerlendirmelerden benim için en çarpıcı olanları seçmeye çalışarak bir kolaj hazırladım.

Türk Bilim İnsanlarının yapmış olduğu araştırmalara göre:

  • 1980’li yıllara kadar kimse Karaciğer Yağlanması ne demek bilmiyordu. Günümüzde her üç obez çocuktan birinde Karaciğer Yağlanması var. İleride, bazılarımızda Karaciğer yağlanmasına bağlı Siroz olma riski gittikçe artmakta
  • Obez çocukların en önemli diğer bir problemi sosyal dışlanma, depresyon, kaygı
  • 2035 yılında Kalp Damar Hastalıkları %5-15 oranında, artarken diyabet en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelecek
  • Çocuk şişmanlığının sonucu olarak ABD’de beklenen yaşam süresi 2050’ye doğru 2-5 yıl azalacak. Bu etki tüm kanser türlerinin etkisinden fazla Yukarıda belirtilenler aşırı kilolu olunca yaşanacak problemlerin bir kısmı; bunun bir de kendi çocuklarımız için oluşturduğu Genetik ve çevresel yansımaları var.

Çocuklarda Obeziteye Neden Olan Faktörler:

 

  • Ebeveynlerden biri obez ise çocuğun ileride obez olma riski 3 kat artarken iki ebeveynlerden ikisi de obez ise bu risk 10 kat artıyor.
  • Obezojenik Çevre ki çok zor söyleyebiliyorum, sosyal çevremiz ve yaşam tarzımız %60-70 oranında etkili
  • Çağın yeni imkanları, gelişen teknoloji ile günlük toplam enerji harcamasında azalma
  • Televizyon seyretme süresi ile obezite sıklığı direkt orantılı. Düşünebiliyor musunuz televizyon seyretmede ki her iki saatlik artık obezite oranını %23 arttırıyor.
  • Yine gelişen teknoloji ile bağlantılı GDO’lu besinlerin üretilmiş olması ve tüketiminin her geçen gün artması
  • Beslenme alışkanlıklarında değişme ve hızlı tüketime yönlenme
  • Reklamların fastfood ve diğer zararlı besinlerin tüketilmesinde çocuklar üzerindeki etksi sonucu aşırı fastfood’a yönelim,
  • Gerek okul servisleri gerekse bilgisayar karşısında geçirilen fazla zaman sonucu hareket oranındaki düşüş.

Dünya Sağlık Örgütü’nün beslenmeği iyileştirmek adına harcadığı her 1$’a karşılık besin endüstrisi yemeye ve hazır gıdaların yenilmesini teşvik etmek için 500$ harcamaktaymış. Yukarıda bahsedilen rakamlar istatistik değerler gibi gelse de aslında o istatistik sonuçlarını oluşturacak olanlar bizler ve bizlerin çocukları. Bir bakıma problem çocuklarımıza olan bağlılığımız. Çocuklarımızı çok seviyor, kolluyor ve her istediklerini yapmaya çalışıyoruz. Onları kıramadığımız için yemelerine izin verdiğimiz aburcuburlar yada fastfood ürünler ile gözümüzden sakındığımız çocuklarımıza zarar vermemiz ise hepimizin yaşadığı ve aslında bildiği bir ironi Ben kendi çocukluğumu düşündüğümde ailemin bana hiç ekmek ya da yemek istediğim bir yemek ile ilgili kısıtlama getirdiğini hatırlamıyorum. Çünkü biz, okuldan döndükten sonra akşam ezanı sensörlü ile kurulmuş oyun zamanları olan çocuklarız. Biz zaman geçirmek tablet cihazlara ihtiyacımız olduğunu bilmeyen bir nesiliz. Kurduğumuz oyunlar (saklanbaç, yakalamaca, mahalle maçları) ve arkadaşlarımız ile aldığımız enerjiyi sonuna kadar tüketen bir nesilken, şimdiki nesil bilgisayar başından hiç kalkmayıp sadece bilgisayar oyunları oynayarak zaman geçirmekte ve bu bütün günlerini alabilmekte.. Belki bunların çoğu günümüz için geçerli değil ve yine çocuklarımızı teknolojiden tamamen uzak tutmamızda mümkün değil. Yapılabilecek olan tamamen teslim olmamak, kolaya kaçmamak. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için zamanımızı daha düzenli planlamak ve teknolojiyi çocuklarımızın kullanımına daha kontrollü sokmak. Aslında en önemlisi doğru beslenme kurallarını ve sağlıklı yaşam şeklini hayatımıza adapte edebilmekte. Bu süreç daha anneliğe ilk adımımızda başlıyor.

Bir annenin gebelik sürecinde beslenme durumu çocuğun bebeklik ve çocukluk durumu için belirleyiciymiş. Gebelikte aşırı ağırlık kazanımı kadar yetersiz beslenme de obezite için risk faktörüymüş. Peki sorunlar bunlar ise Çözümü ne olmalı diye mutlaka sorulmalı; Aslında bu makalede Çocuklarda Obezite, Çocuklarda Obezitenin Nedenleri ve Çocuklarda doğru beslenme diye bölümlendirebilirdik ancak bunu özellikle istemedim. Makalenin tamamının okunarak bir bütün şeklinde algılanması ve gerekenlerin hepsinin bir arada ve bilerek yapılması yönündedir. Çok basit ve aslında hepimizin çok iyi bildiği basit çözümler. Hatalı beslenme alışkanlıklarımızı düzeltmek ve daha çok hareket etmek zorundayız

Ukrayna’nın Metalden ve Hurdadan Spor Sahası Kachalka

1970′lerde Polonyalı jimnastikçi Kasimir Jagelsky ve matematik profesörü Yuri Kuk, herkesin faydalanabileceği, açık havaya kurulacak bir spor salonu hayalini gerçeğe dönüştürmek için kolları sıvayınca ortaya “Kachalka” isimli bu mekan çıkmış.

Kiev’de kurulan bu ‘açık hava spor salonu’nda bulunan 200 kadar egzersiz aletinin hepsi hurdaya çıkmış metal malzemelerden yapılmış.

Yaklaşık 10 km kare alana kurulmuş olan spor salonunda her gün onlarca insan formda kalmak için Sovyet döneminden kalma bu metal aletleri kullanıyor.

Merhabalar

Merhabalar sevgiki ziyaretçielrimiz,

 

Bundan böyle artık bu blog sayesinde siz değerli ziyaretçilerimize en güncel bilgileri vereceğiz. Amacımız siz değerli ziyaretçilerimiz için en kaliteli, tarafsız, doğru bilgiyi en kısa sürede sizlere iletmektir. Bu hedefler doğrultusunda yapacağımız çalışmaları kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. İnanıyoruz ki bizim bu çalışmalarımız sayesinde bir çok kişi kendine çeki düzen verecektir.